Pazartesi Sendromu

Beyaz yakalının temel dertlerinden biridir “Pazartesi Sendromu”. Çalışma haftasının daha başında, hatta ve hatta Pazar tatilinin öğleden sonralarında endişe, üzüntü veya stres duyguları ile ortaya çıkan, tutku ve motivasyon emici bir durumdur. Buraya Yazdım ekibi olarak gönül yaramız, stres kaynağımız Pazartesi Sendromunu siz sevgili okurlarımız için ele aldık, ondan kurtulmanın yollarını anlattık. Şimdiden güzel okumalar.

Hafta sonu tatili göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Bir bakmışsınız pazar akşamı olmuş. Cuma akşamının verdiği o boş vermişlik, cumartesi gününün verdiği rahatlık artık yerini endişe ve can sıkıntısına bırakmıştır. “Keşke yarın da tatil olsa” diye düşünürsünüz.  Uzaklara dalarsınız ve yıllar sonra gelecek emekliliği düşünürsünüz. Pazar akşamı zorludur, can sıkar.

Peki pazartesi sabahları? Soğuk pazartesi sabahlarında, sevgiliye sarılır gibi sımsıkı tuttuğunuz yorganın altından çıkmak, buz gibi soğuk su ile yüzünüzü yıkamak, tüm bu fiziksel zorluğun yanında psikolojik bir buhran yaşamak… Evet, pazartesi sabahları zorludur.

Psikoloji ve nörolojideki sayısız çalışma, mevcut duygusal durumun iş kalitesi üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğunu ve pazartesi sendromu hissedildiği zaman daha az üretken, daha az motive edici, daha kötümser, daha az yaratıcı olunduğunu göstermektedir. Peki bu pazartesi sendromundan nasıl kurtulacağız.

Pazartesi Sendromundan Kurtulmak İçin:

Sorunu tanımlayın: Alexander Kjerulf “Yapılacak ilk şey, kendinize neyin yanlış olduğunu sormaktır” diyor. Çoğu hafta Pazartesi Sendromu yaşanmanız aslında iş yerinde mutsuz olunduğunuzu gösteren ve düzeltilmesi gereken bir şeyler olduğunu söyleyen önemli bir işaret. Bu dertten fazlasıyla mustarip olanların başka bir iş bulması bile gerekebilir.

Flex Jobs’un kurucusu ve CEO’su Sara Sutton Fell, pazartesi sendromu yaşanmasına neden olan şeylerin bir listesini yapmayı önermektedir. Olumsuz bir iş arkadaşı ya da pazartesi sabahı patronunuzla yaptığınız bir görüşme mi bunlara neden oluyor? Her iki durumda da neyin rahatsız edici olduğunu açıklığa kavuşturmak, çözüm bulmada aktif olmaya çalışmak faydalı olacaktır. Sorunu tanımlamak ve durumu iyileştirmeye çalışmak pazartesi sendromundan kurtulmanız için faydalı olabilir.

Cuma günüden pazartesi gününe hazırlanın: Ryan Kahn, önceki haftadan pazartesi günlerine bırakılan çalışmalar nedeniyle ekstra stresli olunabildiğini aktarıyor. Friedman, pazartesi sabahı kaygısıyla mücadele etmemek için cuma öğleden sonralarını mümkün olduğunda yoğun geçirmeyi ve büyük iş kalemlerinin kurtulmayı tavsiye ediyor. Özetle bir iş haftasının sonunda yapılan yoğun bir çalışma, bir sonraki haftaya en iyi başlangıcı yapmanızı sağlayacak.

Bu arada pazartesi sabahı hoşlanmayarak yaptığınız bir işiniz varsa onları mümkün olduğunca erken bitirin, böylece günün geri kalanını daha mutlu geçireceksiniz. Kaçındığınız o rahatsız edici telefon görüşmesini yapın, olağanüstü bir sorunu çözün veya sizi bekleyen karışıklığı temizleyin. Bittiğinde çok daha iyi hissedeceksiniz.

Heyecanlandığınız şeylerin bir listesini yapın: Sonraki haftayı ve yapmak zorunda olduğunuz tüm zor işleri düşünmek sizi demotive edecektir. Peki ne yapmak lazım? Pazar akşamı, o hafta işten beklediğiniz ve sizi heyecanlandıran üç şeyin listesini yapın. Bu listeyi yapmak sizleri daha olumlu bir ruh haline sokacak ve haftanın kesinlikle güzel başlamasına yardım edecektir. Eğer sizi heyecanlandıran üç şeyi düşünemiyorsanız, ne yazık ki bazı değişiklikler yapmanız gerekecektir.

Haftasonu moduna girin: Zorlu iş yaşamı içerisinde pek mümkün olamıyor ancak yapabiliyorsanız pazartesi gününe kadar şirket maillerini kontrol etmekten kaçının. Evet pazartesi sabahı sizi neyin beklediğini bilmek cazip gelebilir, ancak iş ve kişisel zaman arasındaki çizgiyi açık bir şekilde tanımlamak, işleri kontrol altında tutmanıza yardımcı olabilir. Cuma günü ofisten ayrıldığınızda, ofis sorunlarınızı orada bırakın ve zamanınızın tadını çıkarmaya odaklanın.

Yeterince uyuyun ve erken kalkın: Pazar gecesi biraz erkenden yatağa gidin ve yeterince dinlendiğinizden emin olun. Bu sayede güne güzel bir başlangıç yapabileceksiniz. Ayrıca erken kalkmak ofise gitmenizi kolaylaştıracak ve zaman içinde sıkışıp kalma psikolojisinden de sizleri kurtaracak. Ayrıca biraz daha erken uyanarak sağlıklı bir kahvaltıya vakit ayırmak veya hafif bir sporla zamanı değerlendirmek, kendinizi daha değerli hissetmenizi sağlayacak ve sadece uyuyan ve işe giden bir robot olmadığınızı hatırlamanıza yardımcı olacaktır.

Güzel giyinin: Haftaya başlarken güzel kıyafetler giyin ve pozitif olmaya özen gösterin. Hatta diğerlerinin pozitif olmasına yardımcı olmaya hazır olun. Başkalarının daha iyi bir güne sahip olmasını sağlayan ışık ve enerji olmak sadece sizin için değil etrafınızdaki insanlar için de pozitif bir etki uyandıracak. Önünüzdeki pazartesi en sevdiğiniz yeni kıyafetinizi giyin. Bu sayede ofisinizde güveniniz artacaktır. Aranızda şanslı olanlar varsa iş arkadaşlarından birkaç iltifat da alabilir ?

Pozitif olun: Haftaya pozitif bir başlangıç yapın, çalışmaktan keyif aldığınız şeyleri hatırlayın ve insanları takdir etmek için zaman ayırın. İşe başlamadan en sevdiğiniz şarkıyı dinleyin. Bir antrenman için oluşturacağınız, sizi gaza getirecek bir şarkı listesi hazırlayın ve bu yüksek enerjili şarkıları işe gidene kadar dinleyin. Pazartesi sendromu değil, siz kazanacaksınız. Unutmayın iş yerinde pozitifliğin kaynağı olursanız, sadece gününüzün daha keyifli olmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda çevrenizdekiler için çalışma ortamını daha da iyileştirirsiniz.

Başka birini mutlu edin: Pazartesi günü çalışmaya başladığınız anda bir başkası için güzel bir şeyler yapın. Diğer insanlar için güzel şeyler yapmak, kesinlikle olumsuzlukları ortadan kaldırır ve ofisinizde genel ruh halini olumlu yönde değiştirir. Pozitif psikolojideki araştırmalar, kendinizi neşelendirmenin en iyi yollarından birinin bir başkasını mutlu etmek olduğunu söylüyor. Bir iş arkadaşınıza iltifat edin, bir müşteriniz için güzel şeyler yapın, sokakta bir yabancıya yardım edin veya başka birinin gününü biraz daha iyi hale getirmenin bir yolunu bulun. Bir şeylerin değiştiğini göreceksiniz.

Yoğun pazartesi programlarından kaçının: Pazartesi günleri diğer günlerden daha yoğun geçer ancak iyi bir planlamayla pazartesi gününü mümkün olduğunca boş tutmak faydalı olacaktır. Toplantıları planlarken salı ve çarşamba günlerini de düşünün. Bu, hafta sonundan daha kolay bir şekilde çalışma haftasına girmenizi kolaylaştıracaktır. Ayrıca pazartesi günü erken saatlerde en büyük ve en karmaşık görevleri ele almak yerine daha kolay ve daha rutin şeyler için biraz zaman ayırın. Bu sizi ayağa kaldırabilir ve size daha güçlü görevler için enerji verebilir.

İşyerinde eğlenin: Pazartesi günü ofisten zevk aldığınız şeyleri yapmak için kendinize zaman ayırın. İş arkadaşlarınız için simit veya poğaça getirin, ofiste bir arkadaşınızla konuşmak için kısa bir mola verin. İş arkadaşlarınızla hafta sonuyla ilgili hikayeleri paylaşmak eğlenceli olabilir ve bu sayede çalışma ortamınızı da güçlendirmiş olursunuz.

İş sonrası için plan yapın: Pazartesi günü sadece ofis saatlerinden ve sendromdan ibaret değil. İş çıkışında yakın arkadaşlarınızla yapacağınız bir plan bile gününüzün güzel geçmesini sağlayacaktır. Pazartesi akşamları en sevdiğiniz yemeği yapın, bir kâse patlamış mısır ile favori dizinizi seyredin. Kendinizi pazartesi gününü atlatma fikrine değil, sizi bekleyen o güzel ana odaklayın. Soruna değil, güzel sona kendinizi hazırlayın.

Kaynak: Forbes

Bir cevap yazın